TELEFON : 0212 543 23 66 - GSM : 0544 565 09 04

HEMEN BAŞLA!

Hayatımız boyunca bir yandan öğreniyor bir yandan öğrendiklerimizi uygulamaya aktarıyoruz. Aldığımız eğitim, öğrendiklerimizi uygulamaya döktüğümüzde anlam kazanıyor.

Günlük, rutin işlerde rahatız ama biraz çaba isteyen bir işe başlarken zorlanıyor, strese giriyoruz. Yapacağımız iş için yeterli olduğumuza bir türlü inanmıyoruz. Ufak tefek girişimlerimiz de başarısızlıkla sonuçlanınca işi hepten bırakıyoruz. İşe başlamamak için bir sürü mazeret buluyoruz. İşe başladıktan sonra da ayrıntılarda o kadar boğuluyoruz ki yapacağımız iş ya da proje bu ayrıntılar yüzünden eskiyor.

Hata yapmaktan, eksik, kusurlu, acemi iş çıkarmaktan korktuğumuz için, başlamaya cesaret edemiyoruz. Ya da etrafımızdakilerin eleştirisinden, aşağılanmaktan, hor görülmekten çekiniyoruz. Bir şeyler yapmaya kalkıştığımızda, “Aaa elinden gelen bu kadarcık mıydı?” denmesinden korkuyoruz. Bu korku bizi öyle bir esir alıyor ki yanlış yapmaktansa hiçbir şey yapmamayı göze alıyoruz. Aslında açıkça hiçbir şey yapmayacağız da demiyoruz; kendimizi kandırarak,  şunu da öğreneyim ondan sonra işe başlarım, şu kursu, şu okulu da bitireyim sonra… diye diye, yapacağımız işi kendimize unutturuyoruz. Halbuki bu hız devrinde biz bir şeyi yapmak için detaylara boğulmuşken o işi yapıp bitiren birileri çıkıyor. Biz de ortada kalıveriyoruz.

Yetersizlik duygusu ya da ilk denemede mükemmele ulaşma arzusu, deneye yanıla daha iyiyi yapmanın yolunu tıkıyor.

Eksik ya da kusurlu yaparsak ne olur ki? Dünyanın sonu mu gelir?

Bir şarkı söyleyeceksek hepimiz Pavorotti olmak zorunda değiliz.

Bir kitap yazacaksak hepimiz Tolstoy olmak zorunda değiliz.

Bir resim yapacaksak Monet, Picasso olmayıverelim, ne çıkar?

Hiçbir şey yapmadan oturmaktansa bir şeyler yapalım. Varsın eksik olsun, kusurlu olsun, çok eleştirilsin, taşlansın, beğenilmesin ama bir şeyler olsun. Kusursuzluğu beklersek hiçbir şey yapamadan öleceğiz…

Ne kadar iyi eğitim alırsak alalım ilk yaptıklarımızda acemiliğimizin izleri zaten olacak. Deneye yanıla daha iyilerini elbette yaparız. Kendimiz olarak bulunduğumuz noktada yaptığımız her iş değerlidir.

Hemen bir şeyler yapın. İş beğenmezlik yapmadan, alacağınız parayı düşünmeden bir işe başlayın. Derneklere, vakıflara, STK’lara üye olun. Yarışmalara katılın, projeler üretip uygulayın, toplanın, birleşin ya da tek başınıza başlayın. Mutlaka bir şeyler yapın.

Geride bıraktıklarımız, bildiklerimiz değil, yaptıklarımız olacak. Gemi yapabilme bilgimiz değil, yaptığımız gemi denizde yüzdürecek bizi; uçak yapabilme bilgimiz değil, yaptığımız uçak göklerde uçuracak bizi.

Dünya artık ne bildiğimizle değil, ne yaptığımızla ilgileniyor. Şirketler artık Oxford’a, Harvard’a, ODTÜ’ye İTÜ’ye değil, tecrübeye bakıyor. Bu devirde dünyanın birçok yerinde tecrübe diplomadan önemli. O yüzden fikirlerinizi israf etmeyin, bir şeyler yapın, hemen başlayın!

Kezban KÜÇÜK-kezbankucuk43@gmail.com

About the Author

Leave a Reply

*