TELEFON : 0212 543 23 66 - GSM : 0544 565 09 04

Etkili ve Hızlı Okuma

Etkili ve hızlı okuma becerilerini geliştirmenin ilk adımı; okuma sürecini ve okuma becerilerinizi tanımanızı sağlamaktır. Bu nedenle önce okumanın ne olduğu ve okuma-beyin-bellek ilişkileri konularında bilgiler vereceğiz. Ayrıca, kendi okumalarınızı nasıl değerlendireceğiniz ve bununla ilgili becerilerinizi geliştirmekte nasıl bir yol izleyeceğiniz konusunda da sizlere yardımcı olacağız.

Okuma; yazılı, basılı, oyma, kabartma türündeki simgelerden anlam çıkarma sürecidir. Okumada kullanılan simgeler konuşurken çıkardığımız seslerin karşılığı olan simgelerdir. Bunlara genellikle harf denir. Harflerin yan yana gelmesiyle oluşan birimler, birer kavramın temsilcisi olurlar. Bu kavramlar okumanın, okuma da anlamanın temelini oluşturur. Bunların tümü dile dayanan bir iletişim sürecinin elemanlarıdır.

İnsanlar arası duygu ve düşünce yönünden anlaşma sağlayan simgeler dizgesi olarak tanımlanabilen dil, öğrenilen ve öğretilen bir beceridir. Bu simgeleri kullanma ustalığı değişik aşamalardan geçilerek gelişir. Çoğunlukla kendiliğinden oluşuyor izlenimi yaratsa da, dilin dinleme-anlama-konuşma-okuma-yazma biçiminde bir gelişme süreci vardır. Bu süreç içinde dilin bir parçası olarak okuma öğrenilir ve öğretilir.

Bebek ilk doğduğu andan itibaren ağlayarak, mırıltılar ve değişik sesler çıkararak, sesini yükselterek, alçaltarak çevresindekilerle iletişim kurmayı öğrenir. Daha sonra sözcükleri ve sözcük kümelerini anlamaya başlar. Sözcükler, herhangi bir dilin düşünce sembolleridir. Bebek doğduğu günden itibaren içinde bulunduğu toplama ait dilin, obje ve fikirlerine ait sözcükleriyle sembolize edilen imaj kalıplarını öğrenir.

Sözcüklere eşit imaj kalıpları, imaj kümelerini oluştur. İnsanlar birbirleri ile bu semboller aracılığı ile iletişimde bulunabilirler. Yazılı olan sembolleri okuyabilmek ve anlayabilmek için beynimizde ona ait imaj kalıbının olması gereklidir. Örneğin “Çikolata” sözcüğünü gördüğümüz ya duyduğumuzda, beynimizde onunla ilgili bir imaj kalıbı yoksa harflerini tanımamız hiçbir anlam ifade etmez.

Şu hâlde okuma, bildiğimiz dile ait belleğimizde anlamı olan kalıplar ve sözcüklerin oluşturduğu belli anlamlar ifade eden imaj kümelerine sahip olunduktan sonra gerçekleşen bir süreçtir. Okumaya yeni işlevler yükleyen bir tanımda, “okuma, geçmiş deneyimlerle oluşturulmuş anlamların anımsanması ve okuyucunun edinmiş olduğu kavramları kullanarak yeni anlamlar kurması için uyarıcı görevi yapar” denmektedir. Bu anlamda okumayı bilme, bir yazarın duygularına düşüncelerine erleşebilmek, bu düşünceleri ve duyguları tartışmak, yargılamak demektir. Bunun için okuma uğraşı düşünme işlemiyle iç içe geçmiş durumdadır.

 

About the Author

Leave a Reply

*