TELEFON : 0212 543 23 66 - GSM : 0544 565 09 04

EĞİTİMDEKİ SORUNLAR

             Ülkemizde eğitim sisteminin son yıllarda sürekli değişmesi en çok öğrencileri olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle 66 aylık çocukların 1.sınıfa başlatılması okuma-yazma öğrenmelerinde büyük sorunlara yol açıyor. El kasları gelişimi tamamlanmayan, motor becerileri henüz gelişmemiş, bilişsel gelişimleri, hazırbulunuşluluk düzeyleri ilkokula başlamak için yetersiz olan çocuklar ne yazık ki okuma-yazmayı öğrenmekte güçlük çekiyor.

Veliler bu anlamda bazen ekonomik bütçelerini zorlayıp çocuğunu özel okula gönderiyor, 15 kişilik sınıfta nasıl öğrenemiyor diye hayıflanıyorlar. Bazı veliler de çocuğun okuma-yazma öğrenememesini devlet okullardaki sınıf mevcudunun kalabalık oluşuna bağlıyor, ya da sınıf öğretmeninin yetersizliğinden şikâyet ediyor.Peki, veliler çözüm ararken hangi yollara başvuruyor ve nasıl sonuç alıyorlar? İlk yapılan şey öğrencinin kendi sınıf öğretmeninden özel ders talebinde bulunmak, kabul edilmediğinde başka öğretmen bulup evinde özel ders aldırmak. Bazen eve gelen öğretmenden sonuç alınıyor, bazen de güvenilir bir kurum olsun isteniyor. Bilgisayar başına geçip araştırma yapılıyor. Web sitelerinde herkes en iyi öğretmenlerle çalışıyor, herkes en iyi eğitimi veriyor, görünüyor. Boğaziçili öğretmenler, Yardımcı Doçentler ve çok hızlı çözümler… Keşke göründükleri gibi olsalar da veliler hayal kırıklığına uğramasa. Sonrası mı? Yerine getirilemeyen vaatler, boşuna geçen zaman ve boşuna harcanan para, boşuna harcanan emekler…

Geçen gün bir velimiz anlattı: ‘’ Boğaziçili Öğretmenlerle Beş Derste Okuma-Yazma Garanti ‘’ reklamını veren bir kuruma inanmış, çocuğunu eğitime başlatmış, üçüncü derste ilerleme olmadığını gören veli, öğretmene sorduğunda her çocuk için geçerli değil, bireysel farklılıklar olabiliyor, cevabını almış. Hayal kırıklığına uğrayan veli, güvenilir eğitim kurumlarına karşı da artık şüpheyle baktığını söylüyor.

Burada tek suçlu kurum mu? Değil. Bu kadar hızlı sonuç bekleyen veliler de en az onlar kadar suçludur. 1.sınıfa dokuz ay her gün giden okuma-yazma öğrenemeyen, okuma-yazmayı bırakalım 29 harfin 9 harfini zor çıkartan öğrencide bir ayda okuma-yazma hallolsun istiyorlar. Kurumlar da bu beklentilerin altında eziliyor ve böyle yalan dolan reklamlarla velileri kandırıyorlar.

Dershanelerin kapatılma ve ya dönüştürülme kararından sonra ‘’ Özel Ders ‘’ piyasası büyük bir hızla büyüyor. Türkçe, Fen Bilgisi ve Matematik dersine tek bir hoca giriyor, Mühendisler Matematik dersi verebiliyor vb… bir sürü durum var. Velilerin bu konuda dikkat etmesi gereken iki şey var. İlki muhattap olabileceği, çocuğunun durumunu değerlendirebileceği bir kurum ile anlaşmak. Bir diğeri ise her dersin öğretmeni kendi alanının uzmanı olmalı. Okuma-yazma dersine Biyoloji öğretmeni giremez. Fizik dersine de matematik öğretmeni giremez. Doktorlar da her dalın uzmanı farklıdır. Kalp uzmanı beyin ameliyatına girmez. Fakat öğretmen, öğretmendir, onu da öğretir, bunu da öğretir görüşü hâkim. Ne yazık ki bu düşünceler hâkim oldukça, boşa giden emekler, boşa harcanan paralar, hayal kırıklığına uğrayan veliler artarak çoğalacaktır.

                      

Şerife AYDIN
HAKE HIZLI OKUMA KURSU MÜDÜRÜ

About the Author

Leave a Reply

*