TELEFON : 0212 543 23 66 - GSM : 0544 565 09 04

DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

 “Daha iyi anlamak için yavaş yavaş, tane tane okuyun.” değil… “Daha iyi anlamak için, odaklanarak çok hızlı okuyun.”

Çünkü;

Tane tane okumak, anlama değil, odaklanma sorununa işaret eder. Odaklanma sorununa ise anlayarak hızlı okuma eğitimi en iyi çözümdür.

Kapasitesi çok yüksek olan beynimize düşük hızda veri göndermemiz onun dikkatini başka şeylere vermesine neden olur. Biz buna, dikkat dağınıklığı veya odaklanma sorunu deriz.

Odaklanma sorununun en büyük etkeni yavaş okumaktır. Daha dikkatli olmak ve daha iyi anlamak istiyorsanız mutlaka hızlı okuyun.

 

“Hızlı okuma, var olan okumamızın hızlandırılmış halidir.” değil… “Hızlı okuma, mevcut okumamızdan tamamen farklı bir okuma şeklidir.”

Şöyle ki;

Mevcut okumamız, sesli okumanın içimizden yaptığımız şeklidir. İçimizden ve dışımızdan sesli okumadır. Okumayı öğrenirken her kelimeyi seslendirdik. Harfler, kelimeler, cümleler sesle var oldu.

Öğretmen, “içinizden okuyun” dediğinde, içimizden de sesli okuduk. Bazılarımız dudaklarını kıpırdatırdı, öğretmen: “dudaklarınız da kıpırdatmadan okuyun” derdi. Sonra kıpırtı boğazımıza indi. Okurken gırtlağımızın kıpırdadığını hissederdik. Okurken elinizi boğazınıza koyarsanız, oradaki titreşimi hissedersiniz.

İçimizden yaptığımız okumalarda sese ihtiyacımız yoktur. Okurken içimizde yankılanan o ses, aslında okumayı öğrendiğimiz ilk zamanların gereksiz bir bakiyesidir.

Çevremizde gördüğümüz her rengi, ebatı, şekli anında ve içimizden seslendirmeden algılarız. Kırmızı bir koltuk gördüğümüzde “kırmızı renkli bir koltuk” demeden algılarız bu nesneyi. Algılamak için ses zorunlu değildir. Okurken de her kelimeyi içimizden seslendirmek zorunda değiliz.

İyi bir okuyucuysak bunu bazı kelimeler ve kalıp cümleler üzerinde fark etmeden uygularız.

Hızlı okumada önemli olan, görsel algılayabilmektir.

Hızlı okumanın özü: “Gör ve algıla!” dır.

Belki bunu şöyle söylememiz daha doğru olur:

“Gör ve seslendirmeden algıla!”

Yılların kelime kelime okuma alışkanlığını bir çırpıda değiştirmek; birkaç kelimeyi hatta cümleyi, aynı anda okumak ve algılamak biraz zaman biraz da çaba gerektirecektir.

Güvenlik alanımız olan alışkanlıklarımıza sıkı sıkıya bağlı bir yapı içinde her tür değişim risk olarak görünecektir.

Fakat durun bir dakika… Hayatınıza katılacak yüzlerce saati düşünün… Hızlı okuma becerisini kazanmış yüzlerce insanı düşünün… Örneğin Amerika eski başkanlarından John F. Kennedy’nin dakikada 2000 kelime okuduğunu ve anladığını, eski cumhurbaşkanı ve başbakan Süleyman Demirel’in çok iyi bir hızlı okuyucu olduğunu; yazarlardan Antony Robbins’in bizde Taha Akyol’un çok hızlı okuduğunu düşünün. Ayrıca yüzlerce, binlerce kişinin de hızlı okuma becerisine sahip olduğunu düşünün… Siz de yapabilirsiniz! Olumsuz düşüncelere ve söylemlere arkanızı dönün.

Neden olmasın deyin?

Denemekten ne çıkar?

Başkası yapıyorsa ben de yapabilirim veya başkası yapamıyor diye ben de mi yapamayacağım?

Harekete geçin…

Hızlı okuyunca daha iyi anlayacağınıza inanın.

 

Hake Hızlı Okuma Kursu

 

Ortalama 3 -4 hafta günde sadece 45 dakika hızlı okuma eğitimine ayrılırsa çok olumlu sonuçlar alabiliyorsunuz. Özel bilgisayar programlarının da yardımıyla ilerleyen eğitim sonucu, tıpkı büyüdüğünüzü, iyileştiğinizi, ilerlediğinizi fark ettiğiniz gibi, hızlı okuduğunuzu da fark edeceksiniz diyor Kezban Küçük.

 

 

 

About the Author

Leave a Reply

*